10 Mart 2012 Cumartesi
Göksel acıyor dinle
eteğindeki taşı böylece döküp ferahlayan cüce efendi, vaazından sonra karacakalfa camii'nden çıkıp evine giderek biraz kestirmiş, ama bu arada da ikindi namazını kaçırmıştı. tam kaza ediyordu ki, kulağına uğursuz bir ses geldi. ... cüppesini ve pabuçlarını giyerek dışarı çıktı. hava kararmak üzere akşam ezanları okunmak üzereydi.
henüz akşam ezanı okunmamışken, aynı günün ikindi namazının kaçırılmış ve kaza ediliyor olması sanırım islam literatüründe yer bulmuş olamaz.
haa, tabi bu, kitabın sonunda cüce efendi'nin bir sahtekar çıkacağına yapılmış bir gönderme ise:
sümme haşa ve saddekna!
buna ilaveten namazda, rükûda iken eller parmakları açık olmak üzere dizlere konulmalı ve sağ ayak dik olmalı, ayrıca sol ayağın parmakları sağa dönük olmalıydı.
aslında burada bahsedilen şekil rükû değil, namaz adabına göre erkeklerin uyguladığı kade-i ûla/evvel ya da kade-i ahiredir.
ilk başta bunu yazarın dikkatsizlik ya da yanlışı olarak görmek mümkün;
sanırım bu da cüce efendi'yi ele veren en önemli detaylardan biriydi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder