10 Mart 2012 Cumartesi
Firma Rehberi
en sevdiğim diyaloğu, kayıkçı ile eflâtun arasında geçendir;
"eğer adın isa ve lakabın da mesih ise, su üstünde yürüyerek geçebilirsin."
"efendim size inanmadığımı sanmayın ama, karşı kıyıda bir sürü insan görüyorum. üstelik onların tekmilinin birden adlarının isa olduğundan şüpheliyim." sayfa, 108.
bununla birlikte sürü kelimesinin insanlar için kullanılmış olması elbette ki yanlıştır.
dupeduz mutlak ve felsefe ile kafayi cizmis, cizdiren, modernist, ama asla katilmam inanmam yutmam, postmodernist olmayan, metin.
bir puslu kitalar bir de bu. anar iki harika kitap verdi bize. kendisine sukran.
ihsan oktay anar'in hayal gucune, lisan kabiliyetine, kurgu kabiliyetine ve arastirmaciligina cok yogun bir hayranlik beslenmesine sebep olan edebi sanat eseri.
her kitabından ayrı ayrı hazlar aldığım ihsan oktay anar'ın bu kitabı en çok haz verenlerinden biri oldu benim için.
evet, uzun ihsan efendi bu kitapta da var.
muhtemelen anadolu ve rumeli tarihinin en fazla sayıda kelime kullanılarak yazılmış edebi eseridir. içeriğinde kusurlar arayanlara cevabı şeyh ibrahim dede hazretleri her ney üfleyişinde işlediği bir kusur ile veriyor. iyi bir insanın kusurları olmalı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder