4 Nisan 2012 Çarşamba
özdilek nevresim takımları
hayata aşırı anlam yüklemek ile yüzeysellik arasında gidip geliyorum. daha doğrusu umursamaz, yüzeysel olmaya çalışıyorum ama çuvallıyorum. gerçi bazen başarılı olmuştum bu konuda ama acısı elbet çıkıyor. bir yerler geçte olsa kanıyor.
yapmacıklık ile samimiyet kavramlarını hep çatıştırıyorum. marjinal bir insan değilim ama samimiyet olmayan arkadaşlıklar, herkes gibi olma çabası, başkalarına bir şeyler iddia etme çabası, içi boş yapmacık görüntüler aslında ya gerçekte doğallar ve ben yanlış yapıyorum ya da bazıları kendilerini çok kötü kandırıyor. belki de ben, samimi insanları yapmacık görüyorum, pop müzik eşliğinde sisin içinde ışık saldırısında çok eğleniyorlar da ben de başkalarından eksik kalmama dşüncesi sanıyorum. tek gecelik ilişkiler o andaki haz ile sınırlı kalıyor da sonrasında vicdan azabı çekilmiyorlarmış sözde. hem erkeği, hem kadını.
özdilek nevresim takımları
kafam bozuk da olsa, moralim yerin dibine de geçse hep dinlediğim şarkıları açtığımda hala daha dalıp gidiyorum. hiç kullanmadığım bir hırsım var. sadece iyi anlamda değil, elinde tuttuğun ateş gibi tehlikeli bir hırs. tepki toplamaktan, önplana çıkmamaktan çekinmekten ve hırsın zararlarından çıkardığım dersler ile belki de korkum ile onu öyle bastırmışım ki, belki de kişiliğimi bile değiştirebilmişim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder